Çininin başkentinde doğduk, çini ile büyüdük
Kütahya, çininin diyarıdır. Biz de bu toprağın evladı olarak; doğma büyüme Kütahyalıyız. Daha çocuk yaşlarda atölyelerin tozuna karıştık, desenin ince çizgisini, fırçanın suyunu ve sırın altındaki sabrı önce gözle, sonra elle öğrendik.
Yıllar içinde çini sanatının pek çok kolunda çalıştık. Desinatörlük, çizim ve boyama işleriyle henüz çocukken tanıştık; sonrasında kalıp çıkartmadan kontur tahririne, sıraltı boyamadan sırlama ve fırınlama süreçlerine kadar her aşamada bizzat ter döktük. Çini ile içli dışlı geçen bu uzun yıllar, atölyemize ayrı bir derinlik kattı.
Ve yolumuzun son durağı: cami çinileri. Mihrabın huşusu, kuşak yazısının haşmeti, kubbenin sonsuzluğu… Cami çinisi bizim için sıradan bir iş olmaktan çoktan çıktı; ayrı bir sevda, bir sanat ve aynı zamanda bir hizmet hâlini aldı.
Çünkü inanıyoruz ki çini, bir caminin sessiz duasıdır. Biz bu duayı, ustalarımızdan aldığımız emanetle bugün mihraplara, kubbelere, alınlıklara ve kuşak yazılarına işliyoruz — saygıyla, sabırla ve aynı çocuksu sevgiyle.